Kızlık zarı & Kürtaj

 KIZLIK ZARI 
 
Kızlık zarı muayenesi nasıl yapılır
 Kızlık zarı türleri
 Kızlık zarı nasıl dikilir
 KÜRTAJ
 Kürtaj hakkında yasal bilgiler

Gebelik
Acaba Hamilemiyim
Hangi Doğum Yöntemi Seçilmeli?
D
ikişli doğum nedir
Epidural Anestezi
Sezeryan
Sezeryanın Gerekli Olduğu Haller
Bebek gelişim cetveli
Normal doğum
Gebelik ve aşılar
Gebelikte kabızlık ve basur
Gebelik ve Grip
gebelik ve diş problemleri
Hamilelik ve röntgen
DOWN SENDROMU tarama  
testleri
Suda doğum
Gebelikte ilişkinin sakıncalı olduğu durumlar
Gebelik ve karın çatlakları
Gebelik ve cinsel yaşam
Gebelik ve kanama
Genel bilgi "gebelik hakkında"

Erken doğum
Dış gebelik
Rahim içi bebek ölümleri
Düşükler
Gebelik sorunları
Ultrasonografi takipleri
Gebelik ve beslenme
Kordon kanı nedir ne işe
yarar
Tüp bebek nedir kimlere
uygulanır
Gebelik takvimi
Amniosentez, kordosentez, korion villus biopsisi
Hafta hafta gebelik
Geç doğum (miad aşımı)
Gebelik ve seyahat
Rutin testler
Gebelik ve epilasyon
Gebelik ve diabet
Gelişme geriliği
Gebelik ve saç boyama

Gebelik zehirlenmeleri
Placenta previa
Gebelik kararı aldığımızda neler yapmalıyız
Ultrason ile cinsiyet ne zaman anlaşılır
Suni Sancı
Çin takvimi
Doğum öncesi izin
Lohusalık ve bebek bakımı

hafta hafta lohusalık

Kısırlık "infertilite"

 Kısırlık nedir
 Kadınlarda kısırlık
 Erkeklerde kısırlık
 IVF "Tüp bebek"
 Tedavi yöntemleri 
 
Ovaryan hiper stimulasyon sendromu
 Pelvik inflamatuar hastalık(PID)
 yumurtlama günü
 Yapay Rahim
 Tüp bebek işlemlerinde devlet katkısı

Adet

 Adet düzeni
 Düzensiz adet
 Sancılı adet

 Adet gecikmeleri
 Premenstrüel sendrom

Cinsel Hastalıklar

 Genital siğiller  ve tedavileri
 Vajinal akıntılar
 Vajinitler
 Vajinal hijyen
 Vajinal tamponlar
 
 Genital herpes 
 Genital HPV enfeksiyonları

Cinsel Sorunlar

 Kadında Orgazm
 Orgazm Olamama 
 
Cinsel İsteksizlik
 Orgazm ve G noktası dolgu işlemi
 Vagina daraltılması
 Cinsellik hakkında sık sorulan sorular
 
Cinsel çekicilik
 Genital estetik
 erojen bölgeler
 Erkek cinsel organları

 Kadın Cinsel Organları
Cinsel ilişki pozisyonları
 Mastürbasyon
 lezbiyenlik
 Anal seks
 Penis büyütme ameliyatları
 Mutluluk çubuğu(penil protez)

Doğum kontrol
 Acil korunma
 Haplar ve etkileri
 Rahim içi araç spiral
 Depo ilaçlar (depo provera ,mesigyna)
 
Erkek için prezervatif
 Vazektomi

Kızlık zarı "hymen"
 Kızlık zarı nedir
 Kızlık zarı dikim yöntemleri
 Vagina estetiği

Rahim

 Rahim ağzı yaraları ve tedavi yontemleri 
simir(smear) testi
 Rahim anomalileri
 Rahim kanseri aşısı nedir kimlere uygulanır 
 
Dikkat dikkat( rahim ağzı kanseri aşıları hakkında)
 Miyomlar

Yumurtalık "over"
 Genel bilgi
 Over kistleri
 Over tümörleri
 Çikolata kistleri
 Polikistik over
 
Over torsiyonu
 Over kistleri hakkında ayrıntılı bilgi

Diğer Konu başlıkları

 

 Ağrılı cinsel ilişki
 Endometriosis
 Hormon bozuklukları aşırı kıllanma
 Vaginismus ve tedavisi
 Menopoz ve tedavisi
menopoz ve cinsel isteksizlik
MENOPOZ TESTİ
 Osteoporoz ve tedavisi
 Meme hastalıkları
MAMOGRAFİ
 Kendi kendine meme muayenesi

 
Selülit tedavisi
 
Mezoterapi bölgesel zayıflama

 
Hasta hakları
 
Hipokrat yemini 
 Sağlıklı beslenme
için taş devri diet listesi
Vaginismus ve botoks tedavisi
Derimiz neden yaşlanır
 Depresyon nedir
 
Panik atak
 
HEPATİT B den korunma yolları
Bölgesel zayıflama
Dudak dolgunlaştırma yöntemleri
meme kanseri hakkında uyarılar
 Kegel egzersizi
 jinekolojik muayene
 Meme kanseri

Panik atak
Panik atak
Yayımlayan Dr.Jinekolog

İçindekiler

» Panik atak

PANİK ATAK

Başta "Panik Bozukluk" olmak üzere, bir çok psikiyatrik bozuklukta görülebilen; aniden beklenmedik bir anda herhangi bir yerde ortaya çıkan yoğun kaygı-bunaltı, korku karışımı bir nöbettir.

Bu nöbet kişiye öylesine yoğun bir korku ve rahatsızlık duygusu yaşatırki; kötü bir şey olacağı veya sonunun geldiğini, öleceğini hisseder. Bu korku fırtınasını yaşayan insan doğal olarak o ortamdan ve durumdan kaçma, uzaklaşma davranışı gösterir, bir an önce yardım alınabilecek bir sağlık kuruluşuna müracat edilir.....çoğu kerede hastane, doktor gördüğünde kişide rahatlama olur ve nöbet geçebilir...

Panik atağı yaşayanların bazıları, o esnada; kalp krizi geçirdiklerini aklını kaçıracağını, felç geçireceğini, kontrolünü yitireceğini, düşüp bayılacağını hissederler.

PANİK ATAK TÜRLERİ

1-Beklenmedik Ataklar:
Nedensiz, birden ortaya çıkan nöbetler, Panik Bozuklukta bu tür ataklar vardır.
2-Duruma bağlı olanlar: Korkulan bir kedi, köpek veya başka bir nesneyle yada bir durum karşılığında ortaya çıkar.
3-Durumsal yatkınlık gösterilen panik ataklar: Genellikle destekleyici bir etken vardır, ama her zaman panik oluşmaz, örneğin araba kullanırken panik atak oluşmaktadır, bazen araba kullandıktan sonra atak geçirmektedir...

Panik Atağın 13 bedensel bilişsel belirtisi vardır. Bunlardan 4 tanesinin olması nöbet için yeterlidir çoğunlukla 7-10 arası belirti yaşanmaktadır. Nöbet hızlı başlangıçlıdır, 10 dakikada zirveye çıkar. Bazen yarım-veya bir saat sürebilir.

PANİK ATAKTA GÖRÜLEN BELİRTİLER:
1-Çarpıntı, kalp atışlarını duyumsama, kalbin yerinden fırlayacakmış gibi olması, göğüste basınç bazen sol kola yayılan ağrı ve uyuşmalar...
2-Terleme (Sıcak -Soğuk boşalımlar, bazen üşüme bazen alevlerin basması hissi)
3-Titreme-sarsılma-itilme hissi
4-Boğulma ve nefes alamama hali (Boğazda düğümlenme veya bir yumru, tıkanma hissi)
5-Soluğun kesilmesi (Derin nefes alma ihtiyacı havanın yetmemesi gibi hisler)
6-Göğüste daralma, sıkışma, ağrı duyumsama
7-Bunaltı, karında ağrı, şişkinlik ve gaz oluşması
(Bazen mideden başlayıp boğaza doğru yayılan kalkışma rahatsızlık hali)
8-Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma hali
9-Derealizasyon (Gerçek dışılık duyguları panik yaşandığında olaylar bir sis perdesinin gerisinde algılanır, cisimler, küçülür her şey bulanıklaşır...yada depersonalizasyon (Benliğinden ayrılmış olma hali: sanki bedenle ruh birbirinden ayrılıyor ve kişinin kendisini hissedememe, algılayamama kendisine yabancılaşma durumu oluşur....)
10-Panik anında kontrolünü kaybedeceği yada çıldıracağı korkusu (Kendisine çocuklara, çevreye zarar verme korkusu)
11-O esnada "yaşamım buraya kadarmış" duygususu-ölüm korkusu
12-Ellerde, kollarda, bacaklarda, başta ve birçok yerde uyuşmalar, yanmalar, karıncalanmalar, diken ,diken olma halleri
13-Üşüme, ürperme ya da ateş basmaları

PANİK BOZUKLUK TOPLUMDA NE ORANDA YAYGINDIR?

Panik bozukluk-kadınlarda erkeklere göre 2-3 kat daha sık görülür.
Panik bozuklu tanılı hastaların %75-80'i kadındır. Aile çalışmalarında; eğitim, etnik yapı, sosyal durumla bağlantı bulunmamıştır.

Yaşam boyu yaygınlığı değişik çatışmalarda %1,5-3,5 arasında saptanmıştır. Bu oran gittikçe artmaktadır.

Değişik hastalıklara bağlı olarak ortaya çıkan panik ataklar ve "sınırlı belirtili atakların" ise %15-20 arasında olduğu bildirilmektedir. Dolayısıyla gerek panik bozukluğuna bağlı gerekse diğer pisikolojik, biyolojik nedenlere bağlı panik atakların her yüz kişiden 20-25 inde görüldüğü anlaşılmaktadır. Bu oran her 4 kişiden 1'inin panik ataklı olduğu anlamına gelmektedir. Paniğin bu kadar popüler olması bu yaygınlığı ve korkutucu belirtileri olsa gerek...

Panik hastalarının çoğunluğu psikiyatri dışı hekimlere başvurmaktadır. Görülen belirtiler otonomik ve fiziksel belirtiler olduğunda kalp hastalığı görünümü verebilmektedir. İlk başvurular bu yüzden dahili branşlar olmaktadır.
Stein, 1994, Chignon 1993'de yaptıkları bir araştırmada panik bozukluklu hastaların % 35'nin sık sık nefes alma, % 20-30'unda kalp damarlarının normal çıktığı, anjiosu normal bulunan hastaların % 35-45'inin ayrıntılı muayenesinde panik bozukluğu olduğu saptanmıştır. (Mukerji, katun) bu yanlış anlayış ve yöntemin ABD'ye yıllık maliyetinin 33 milyon dolar olduğu iddia edilmektedir.

PANİK BOZUKLUKTA SOSYAL-DEMOGRAFİK ÖZELLİKLER:

-Panik Bozukluğu her yaşta başlayabilir.
-En sık 20-30 yaş arasında başlar, yaş ilerledikçe başlama oranı düşer.
-Etnik, kültürel farklılıklar çok önemli bulunmamıştır.
-Şehir yaşamında, kırsal bölgelere göre daha sık görülmektedir.
-Ekonomik durumla bağlantısı bulunamamıştır.
-Eğitim düzeyiyle panik bozukluğu arasında direkt bir ilişki saptanmamıştır.
-Evli insanlarda, dul yada boşanmış insanlara göre daha az görülmektedir, (bir çalışmada boşanmış yada dullarda 5 kat daha fazladır

PANİK ATAK VE PANİK BOZUKLUĞUNUN TESHİŞ KRİTERLERİ NELERDİR?

1-Çarpıntı, kalp atımlarının duyumsama ya da kalp hızında artma olması
2-Terleme
3-Titreme ya da sarsılma
4-Nefes darlığı ya da boğuluyor gibi olma duyumları
5-Soluğun kesilmesi
6-Göğüs ağrısı ya da göğüste sıkıntı hissi
7-Bulantı ya da karın ağrısı
8-Baş dönmesi, sersemlik hissi, düşecekmiş ya da bayılacakmış gibi olma
9-Derealizasyon (gerçekdışılık duyguları) ya da depersonalizasyon (benliğinden ayrılmış olma)
10-Kontrolunu kaybedeceği ya da çıldıracağı korkusu
11-Ölüm korkusu

AGORAFOBİ NEDİR?

Agorafobinin belirgin özeliği; yalnız kalmaktan yada kaçmanın zor olabileceği ve ani bir sorun yaşanacağından yardım alınamayacağı korkusu ile kalabalık, topluma açık yerlerde bulunmaktan duyulan korkudur. İşlek bir cadde, sinema, tiyatro, cami, tünel, asansör, toplu taşıma vasıtaları, büyük kapalı alış veriş merkezleri en sık kaçınılan yerler ve durumlardır. Agorafobikler çoğu kez evden çıktıklarında mutlaka güvendikleri birinin kendilerine eşlik etmelerini ısrarla isterler.

Agorafobi panikle birlikte veya tek başına da olabilir. Gözlemlerimize göre çoğunlukla birlikte olmalarıdır. Çünkü panik atağı yaşayacağı korkusu kişinin düşünce ve davranışlarında ciddi kaçınma davranışlarına yol açar.

AGORAFOBİ TEŞHİS ÖLÇÜTLERİ

A. Beklenmedik bir biçimde ortaya çıkabilecek ya da durumsal olarak yatkınlık gösterilen bir Panik atağın ya da panik benzeri semptomların çıkması durumunda yardım sağlanamayabileceği ya da kaçmanın zor olabileceği (ya da sıkıntı doğurabileceği) yerlerde ya da durumlarda bulunmaktan anksiyete duyma. Agorafobik korkular arasında özel birtakım belirli durumlar vardır ki bunlar arasında tek başına evin dışında olma, kalabalık bir ortamda bulunma ya da sırada bekleme, köprü üzerinde olma ve otobüs, tren ya da otomobile geziye çıkma sayılabilir.

Not: Kaçınma, bir ya da sadece birkaç özgül durumla sınırlı ise Özgül Fobi tanısını, toplumsal durumlarla sınırlı ise Sosyal Fobinin tanısını düşününüz.

B. Bu durumlardan kaçınılır (örn. geziler kısıtlanır) ya da Panik Atağı ya da panik benzeri semptomlar olacak anksiyetesiyle ya da yoğun bir sıkıntıyla bu durumlara katlanır ya da eşlik eden birinin varlığına gereksinilir.

C. Bu anksiyete ya da fobik kaçınma, Sosyal Fobi (örn. utanacak olma korkusuyla giden toplumsal durumlarla sınırlı kaçınma), Özgül Fobi (örn. asansör gibi tek bir durumla sınırlı kaçınma), Obsesif Kompulsif Bozukluk (örn. buluşma ile ilgili obsesyonu olan birinin kir ve fislikten kaçınması), Posttravmatik Stres Bozukluğu (örn. ağır bir stres etkenine eşlik eden uyaranlardan kaçınma) ya da Ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu (örn. evden ya da akrabalardan ayrılmaktan kaçınma) gibi başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz

12-Paresteziler (uyuşma ya da karıncalanma duyumları)
13-Üşüme; ürperme; ya da ateş basmaları.

DSM-IV (Psikiyatrik hastalıkları sınıflandırma kitabı)'e göre
"AGORAFOBİ OLMADAN PANİK BOZUKLUĞU" TANI ÖLÇÜTLERİ
A-Aşağıdakilerden hem(1), hem de (2) vardır:
1-Yineleyen beklenmedik Panik Atakları
2-Atakların en az birinin, 1 ay süreyle (ya da daha uzun bir süre) aşağıdakilerden biri (ya da daha fazlası) izler:
(a)başka atakların da olacağına ilişkin sürekli bir kaygı
(b)atağın yolaçabilecekleri ya da sonuçlarıyla (örn. kontrollunu kaybetme, kalp krizi geçirme, "çıldırma") ilgili olarak üzüntü duyma
(c)ataklarla ilişkili olarak belirgin bir davranış değişikliği gösterme
B-Agorafobinin olması
C-Panik atakları bir maddenin (örn. kötüye kullanılabilen bir ilaç, tedavi için kullanılan bir ilaç) ya da genel tıbbi bir durumun (örn. hipertiroidizm) doğrudan fizyolojik etkilerine bağlı değildir.
D-Panik Atakları, Sosyal Fobi (örn.korkulan toplumsal durumlarla karşılaşma üzerine ortaya çıkan). Özgül Fobi (örn. özgül bir fobik durumla karşılaşma), Obsesif-Kompulsif Bozukluk (örn.buluşma üzerine obsesyonu olan birinin kir ve pslikle karşılaşması), Posttravmatik Stres bozukluğu (örn. ağır bir stres etkenine eşlik eden uyaranlara tepki tepki olarak) ya da ayrılma Anksiyetesi Bozukluğu (örn. evden ya da yakın akrabalardan uzak kalmaya tepki olarak) gibi başka bir mental bozuklukla daha iyi açıklanamaz.

PANİK ATAĞIN GELMEMESİ İÇİN GELİŞTİRİLEN DAVRANIŞLAR

PANİK BOZUKLUKLU HASTALARIN DÜŞÜNCE VE DAVRANIŞ ÖZELLİKLERİ:


Panik Bozukluğu olan hastalar, yaşadıkları panik ataklar nedeniyle zamanla yaşamlarında bazı değişiklikler yaparlar. Çok şiddetli ölüm korkusu veya kontrolünü yitirme duygusu yaşadıklarından düşünce davranışların da aşırılıklar abartılar, korkular, dikkati çeker, fakat bütün bunlar hastanın elinde ve iradesinde değildir. Yapılan panik tedavisiyle bütün belirtiler ortadan kalkar...
Örnekler: "Her an bana bir şey olabilir, düşüp bayılırım" korkusuyla aşağıdaki davranışlar geliştirilir:

Yanında su taşıma,
Sürekli kalbini ve nabzını dinleme ve tutma,
Tansiyon aletiyle dolaşma, sürekli tansiyonunu ölçme ve ölçtürme,
Yakınlarının adreslerini, telefonlarını özel bir şekilde yanında taşıma,
Panik krizi yaşanır endişesiyle cinsel ilişkiden kaçma, sportif aktiviteleri bırakma,
Sürekli yanında birilerinin bulunmasını isteme, yalnız kalamama, sokağa çıkamama, kalabalık, kapalı yerlere girememe, toplu taşıma vasıtalarına binememe...
Bulunduğu muhitten uzağı gidememe,
Tatile seyahate çıkamama,
Birçok sağlık sigortasına üye olup, kartları yanında taşıma,
Bir yere gideceği zaman sağlık kuruluşlarının olduğu güzargahlar dan gitme,
Sık sık, acil ünitelerine başvurup kalp grafikleri (EKG) çektirme, Check-Up,lar Yaptırma,
Berbere diş hekimine gidememe,
Boğazını sıkan bir şey giyememe,
Sütyen takmaktan sıkıntı duyma,
Camiye gidememe, veya en arka safta namaz kılma,
Cenaze arabası, ambulans, itfaiye aracı görünce hastanelere gidince fenalaşma hissi,
Uykuda panikle ölürüm diye uyumama ve uykusunu kaçırma,
Tansiyon yükselecek, kalp krizi geçirilecek veya felç kalınacak korkusu ile aşırı rejim-diyet uygulaması (bazı panik krizlerinde tansiyon ciddi bir şekilde yükselmekte ve yapılan kan tahlillerinde kolesterolda yüksek çıkmaktadır.),
Tv'lerdeki, basındaki intihar, cinayet, felaket haberlerinden aşırı etkilenme, onlar gibi olma korkusu,
Otomobilde panik yaşarım korkusu ile, otomobiline binememe, otomobilini satma,
Uçağa, vapura binememe,
Tek başına banyo yapamama, tuvalete gidememe, kapıda birisini bekletme,
Bayılırım, ölürüm diye aylarca banyo yapamama,
Panik krizi geçtikten sonra, aşırı yorgunluk, keyifsizlik halinin ortaya çıkması.
Tünellerden, köprülerden geçememe, yüksek yerlere çıkamama. Kendisini aşağı atma korkusu,
Panik anında bayılırım korkusuyla organlarını ve cildini belli etmeyecek giysi giymek.
Değerli takı takmamak,
Panik sürecinde tuvalete gitme isteği,
Daha fazla güvenebileceği birilerinin yanına taşınma (aileden biri, doktoru ya da hastanelere yakın...)
Kriz süresince bildiği bütün duaları okumak,
Uyumadan önce dua etmek. Birgün panikle ölebilirim diye yakınlarına ve sevdiklerine servetini dağıtma ve vasiyet yazma.
Her gömleğinin, ceketinin cebine kriz anında kullanılmak üzere ilaç koyma,
Issız ve şehirden uzak yerlere gidememe

PANİK BOZUKLUK NEDENLERİ

1- Genetik ve ailesel nedenler.
2- Biyolojik teoriler
3- Psikodinamik teoriler
4- Gelişimsel teoriler
5- Öğrenme kuramları
6- Bilişsel modeller

1- GENETİK VE AİLESEL ÇALIŞMALAR:
Panik bozukluğu olan hastaların birinci derecede yakınlarında panik bozukluğu ve panik atak görülme oranı %15-30 arası bulunmuştur.

Aynı yumurta ikizlerinde aynı anda panik bozukluk görülmesi %30-40 arası saptanmıştır.

Panikte klinik belirtilerin hastaların çoğunda benzerlik göstermesi genetik nedenleri düşündürmektedir.

Yapılan genetik çalışmalarda; 16g 22 kromozomunda bir genin bu konumdaki rolünden bahsedilmektedir. Fakat kesinlik için yeni araştırmalara ihtiyaç vardır.

2-BİYOLOJİK TEORİLER:
Panik atağı esnasında oluşan biyokimyasal ve fizyolojik değişikliklerden yola çıkarak; beynin hangi bölgelerinde ne türlü reaksiyonlar ortaya çıktığı araştırılmıştır.

Panik atağı olan ve olmayanlara "sodyum-laktat" enjeksiyonu yapılmıştır. Panikli insanlarda "panik atağı" ortaya çıkarken, kontrol gruplarında çıkmamıştır.

Diğer yandan aşırı egzersizle artan laktat panikte artmış, oksijen tüketimi, metabolik hızı artıran kafein, yohimbin ve karbondioksitinde panik atağı ortaya çıkardığı bilinmektedir.

Karbondioksit beyinde katekolamin ve noradrenerjik siklusu artırarak paniğe neden olur. Panik esnasında aşırı noradrenalin salgısı olmakta ve otonomik belirtileri ortaya çıkarmaktadır. (Çarpıntı, ağız kuruluğu vs..)

PANİK BOZUKLUĞA EŞLİK EDEN DİĞER PSİKİYATRİK VE BİYOLOJİK BOZUKLUKLAR:

Psikiyatrik bozukluklar:
1- DEPRESYON: Panik hastalarının %40-50'sinde depresyon'da aynı zamanda görülmektedir. Bazen paniklerden sonra, aynı anda yada depresyondan sonra panikler ortaya çıkabilir. Panik atakların hemen ardından da birkaç saat veya bir gün depresif bir görünüm ortaya çıkabilmektedir.

2- AGORAFOBİ:
%50-70 oranında en sık görülen eş zamanlı bozukluktur. Depam'da yapılan çalışmada panik bozukluğu olan 3000 hastamızın %65'inde agorafobi saptanmıştır.

3- SOSYAL FOBİ:
%10-15 oranda bulunur. Sosyal, ekonomik; yaşamsal aktivitelerden kendini geri çekme. Yeni ve yabancı insan ve durumlarla karşılaşmaktan kaçma davranışı sosyal fobik kişilerde görülür. Panikte ikincil olarak sosyal fobik özellikler görülüğü gibi, panikli insanın ayrıca bir sosyal fobisi olabilir.

Tedaviyle paniğe bağlı olanlar ortadan kalkar. Sosyal fobi için ayrıca bir tedavi gerekebilir.

4-SOMATOFORM BOZUKLUK:
%6-8 arasında eşlik eder. Kadınlarda daha fazladır. Sosyo-ekonomik ve kültürel yetersizlik , ırk farkı önemlidir. Yoğun bedensel yakınmalar vardır ve hiç biri fiziksel sebebe bağlanmaz.

5-HİPOKONDRİYAZİS:
Sürekli kendini dinleme ve sağlık kitaplarını okuma, hastalıklar bulma; doktor, doktor dolaşma; tahliller yaptırma durumudur. Panik bozuklukta %20-30 oranında eşlik eder.

6-MADDE KULLANIMI:
Alkol başlangıçta sıkıntı ve paniği giderdiğinden panikli insanların bir kısmı "alkolle kendi kendini tedavi" yoluna gider. Zamanla bağımlılık gelişir sürekli alkolle dolaşılır ve sabahtan içilmeye başlanır.
Alkol kullanım bozukluğu % 20-25 arasındadır. Diğer maddeler (yeşil reçete ilaçları uyarıcı ve uyuşturucu özelliği olan maddeler vs.) %5-10 oranda değişmektedir.

Manik depresif bozukluk: Depresyon ve onun tam tersi coşma, uçuşma nöbetlerinin (mani) olduğu bu hastalığın panikle görülme oranı %10-12 arasındadır.

KİŞİLİK BOZUKLUKLARI:
-Kaçıngan
-Obsesif-kompulsif
-Paranoid
-Borderline

Kişilik bozuklukları'da % 40 oranda eşlik eder.

Genel anksiyete bozukluğu: Burada sürekli kötü bir şeyler olacağı kaygısı ve " diken üzerinde olma" hali vardır. %15- 20 oranda görülebilir.

Obsesif -kompulsif bozukluk: Takıntı ve saplantıların olduğu (temizlik kontrol, bulaşma takıntıları, tekrarlayıcı davranışlar)

PANİK BOZUKLUĞA EŞLİK EDEN BİYOLOJİK BOZUKLUKLAR

1-MİTRAL VALV PROLAPSUSU:
Kalp kapakçığı sarkması olan MVP'susu panik bozukluklu hastaların yaklaşık % 40-50'sinde bulunmaktadır. MVP'susunun toplumda görülme sıklığı % 5 ve kadınlarda iki kat daha fazladır. MVP'susunun belirtileri panik bozuklukla benzerdir. Sebep mi? Sonuç mu? olduğu tartışmalıdır.

-Göğüs ağrısı, çarpıntı ile acillere başvuran hastaların % 40'ında panik bozukluğu saptanmıştır.
- Göğüs ağrısı nedeniyle anjiografi yapılan hastaların % 40-60'ında panik bozukluğu bulunmuştur.
Tedavi olmayan panikli hastalarda koroner arter hastalığına bağlı ölümler üç kat daha sık görülmüştür.

2- TİROİD BEZİ ANORMALLİKLERİ
:
Panik bozukluklu hastalarda tiroid fonksiyon bozuklukları daha sıktır "hipertiroidi" genel nüfusa göre yüksektir.

3-İRRİTABL KOLON SENDROMU
:
Barsakların aşrı duyarlı olması hali ve barsak problemlerinin yaşanması da panik bozuklukla birlikte bulunabilmektedir. Anksiyete tedavisiyle bu hastalar düzelebilmektedir.

4-AKCİĞER HASTALIKLARI
:
Müzmin tıkayıcı akciğer hastalıklarında %8-20arası panik bozukluğu bulunmaktadır. (Astım, bronşit, amfizem, allerjik akciğer hastalıkları....)

5- MİGREN
:
Migrenli olanların bir kısmında panik bozukluğu olabilmektedir. Baş ağrısı şikayeti olan erkek hastaların %12'sinde, kadınların ise %15inde panik bozukluğu saptanmıştır.

6-EPİLEPSİ (SARA NÖBETLERİ)
:
Temporal nöbetlerde görülen, korku, yabancılaşma, farklı algılama aşırı sıkılma ve taşıkardi gibi belirtiler, panik atakta da görüldüğünden gözden kaçabilir. Ayrıca beynin sağ temporal bölümü alınan insanlarda panik benzeri belirtileri olabilmektedir. Bundan dolayı paniğin "temporalimbik" anormallik olduğu ileri sürülmektedir.

7-BEYİN-DAMAR HASTALIKLARI
:
Beyin-damar hastalıkları panik bozuklukta diğer hastalara göre iki kat fazladır. Panikteki tansiyon yükselmelerinin buna yol açtığı söylenmektedir.

PANİK BOZUKLUKTA, RİSK FAKTÖRLERİ (Kimler paniğe daha yatkın?)

-Birinci derece akrabalarında panik ya da başka anksiyete bozukluğu olanlar.
-Sıkıntılı, telaşlı, aceleci, mükemmeliyetçi, insanlar.
-Düşünce ve duyguların yeterince dışarıya yansıtamayan, "içsel insanlar."
-Alkol yada başka bağımlılık yapabilen maddelere yatkınlık ve bağımlılık
-Geçmişinde panik atak diğer anksiyete bozukluklarından bir rahatsızlık ya da depresyon geçirmiş olmak.
-Sürekli baskı altında olmak, engellenmek yada kendi kendini baskılamak.
-Sosyal fobik, kaçıngan kişilik yapıları
-Sürekli "verici" davranma "iyilik meleği"gibi davranma "hayır" diyememe.
-Öfkesini, kızgınlığı dışarıya yansıtamayan insanlar
-Dürtülerini sürekli bastıran insanlar -Cinselliği baskılamak, cinsel tatminsizlik ve yoğun bilinç dışı aldatma dürtüleri ve gizli homoseksüel eğilimleri olanlar.
-Aşırı hırslı, sürekli başarı ile beslenen, başarısızlıklarda kendisini suçlayan yapı..

NEREYE KADAR PANİK? (Paniğin seyri, gidişatı)

Panik bozukluk en çok 30'lu yaşlarda ortaya çıkar. Az sayıda çocuklukta başlar. 45 yaşında başlaması olağan değildir... Gidişatı kişiden kişiye değiştiği gibi aynı kişide bile belirtiler değişebilir. Uzun süreli izleme çalışmalarında % 40'nın belirtilerden arındığı, yaklaşık % 50'sinin belirtilerinin çok hafiflediği ve yaşamlarını engellemediği saptanmıştır. % 10-20 arası belirtilerin iniş-çıkışlarla devam ettiği görülmüştür.

PANİK BOZUKLUKTA TEDAVİ

Panik atak kesinlikle kontrol altına alınabilir.
Tedavide Temel ilkeler şunlardır:
1-Panik atakları ortadan kaldırmak
2-Sürekli atak yaşayacağım diye bunaltı, kaygı yaşamayı önlemek.
3-Panik atak korkusuyla yapılmayan davranışların yapılır hale gelmesi (tek başına yola çıkabilmek, kapalı mekanlara girebilmek, yalnız kalabilmek gibi... )
4-Panikle birlikte görülebilen diğer bedensel ve psikolojik sorunları gidermek
5-Zamanla paniği önemsemeyecek ve unutacak seviyeye gelmek
6-Panikten dolayı bozulan aile, iş-sosyal yaşamın eskisi gibi normalleşmesi.
7-Hiçbir panik belirtisi ve davranışı olmadığı halde tedaviye bir süre daha devam ettirmek.

Hasta-hekim arasında çok iyi bir iletişim olmalıdır. Hasta hekimine her an ulaşmalıdır.

Tedavide kullanılan ana ilaçlar antidepresanlardır. Yardımcı olarak; sakinleştiriciler, yatıştırıcılar, bedensel belirtileri önleyen ilaçlar kullanılır.

PANİK ATAKTA EN ÇOK SORULAN SORULAR ve CEVAPLARI:

-Panik atak kalp krizine yol açar mı?
HAYIR
-Panik felce yol açar mı?
HAYIR
-Panik anında ölebilir miyim?
HAYIR
-Panik anında kendimi, kontrolümü yitirir kendime ve çevreme zarar verebilir miyim?
HAYIR
-Panik atak bayılmaya sebep olur mu?
HAYIR
-Deliliğe yol açar mı?
HAYIR
-Uçakta panik atak gelirse ölür müyüm?
HAYIR
-Tedavisi var mıdır?
EVET
- İlaç beyni nasıl etkiler, düşünceyi ve davranışı nasıl değiştirir...?

Beyindeki "alarm" sistemindeki hassasiyeti giderir. Bozulan dengeleri düzenleyerek aşırı bedensel duyum ve belirtileri yok eder. Aklımız beynimizden uzaklaşmaya başlar ve yaşamın diğer yanlarını tekrar görmeye algılamaya başlarız. Zamanla paniği unutur hale geliriz.
-Panik Tekrarlar mı?
Biyolojik, Sosyo-kültürel-ekonomik ve psikolojik şartlar müsaitse her hastalık gibi panikte tekrarlayabilir. Fakat ciddi uzun süreli bir tedavi ile tekrar riski azalır. Ayrıca tekrarlayacaksa çok hafif tekrarlar. Kontrol edilebilir seviyede olur. Bazen doktora bile ihtiyaç duyulmaz. Tedavide paniği kontrol altına almak ve onu tanımak ne yapıp-yapamayacağını bilmek önemlidir.
-Panik şizofreniye çevirir mi?
HAYIR
-Alkol alarak paniği yenebilir miyim?
HAYIR (zamanla artar ve bağımlılık gelişir)
-Kendimi dine inanca versem geçer mi ?
Paniğin inançsızlık ve ibadetsizlikle ilgisi yoktur. "İnançlı" insanlarda da panik yaşanır.
-Yanımda ilaç, adres ve telefonlar, su, bisküvi, tansiyon aleti vs.. taşıyorum. Olmayınca yola çıkamıyorum bir şey olur mu?
Bağlanma, garantiye alma ihtiyacından yola çıkıyorsunuz. Tedavi ile yavaş yavaş bu bağlanma nesnelerinden kurtulmak, özgür ve özgüvene dayalı "sahaya" çıkmanız mümkündür.
-Spor paniği arttırır mı?
HAYIR (faydası vardır)
-Sex yapabilir miyim ?
EVET
-Panik geldiğinde acile gideyim mi?
HAYIR (Daha önceki nöbetler nasıl geçtiyse bu nöbette geçecek)
-Panik depresyonla beraber olur mu?
EVET
-Panik anında boğazım düğümleniyor, tıkanıyorum. Nefessiz kalıp ölebilirmiyim.
HAYIR
-İlaçla beraber alkol alınır mı?
Çoğunlukla HAYIR, fakat doktorunuza danışmakta yarar var...
-İlaçlar bağımlılık yapar mı? Hayat boyu kullanmam gerekir mi?
HAYIR
-Panikten dolayı işimi değiştirip, veya bırakayım mı?
HAYIR Kesinlikle işinizi bırakmayın ve değiştirmeyin.
-İlaçlar, yiyecekler içecekler boğazımı tıkar mı? Boğulur muyum?
HAYIR
-Bana büyü yapılmış veya 'cin' çarpmış olabilir mi?
Paniğin bunlarla hiçbir ilişkisi yoktur kesinlikle hocalara, büyücülere, medyumlara, biyoenerjiyle uğraşanlara gitmeyin.

ÖNERİLER

1-Hastalık hakkında doktorunuzdan ve yayınlardan çok iyi bilgi alın.
Temel Kural: "Düşmanını Tanı"
Sana ne yapıp ne yapamayacağını bil!
2-Dahili, fiziksel muayeneler ve tahlillerde hiçbir şey yoksa; bir daha tahlil yaptırmayın ve dahili muayeneye gitmeyin.
3-Her hastanın tedavi süresi, onun kişiliğine durumuna bağlı olduğundan tedavi süresini bilin ve bu süreyi en verimli bir şekilde kullanın.
4-Yakınlarınızıda doktorla görüştürün. Hastalığın sizin elinizde ve iradenizde olmadığını öğrensinler ve size "yüklenmesinler"
5-Umudunuzu ve kendinize olan güveninizi hiçbir zaman yitirmeyin. "Başaracağım, bu hastalığı yeneceğim ve yaşama sımsıkı sarılacağım. Kendime inanıyorum ve güveniyorum!"
Telkinini sık sık yenileyin.
6-Mümkünse her gün yarım saat yürüyüş yapın.
7-Her gün duş alın.
8-Yüzme imkanınız varsa yüzün.
9-Yılda iki kez tatil yapın.
10-Çözemediğiniz ve sizinle direkt ilişkisi olmayan sorunlarda üzülmeyin. "Kulak arkası edin."
11-Kahve, koyu çay, kolalı içeceklerden uzak durun.
12-Midenizi tıka basa doldurmayın, uzun süre aç kalmayın.
13-Sizin gibi panik yaşayan insanlarla bir araya gelin. Sosyal-kültürel faaliyetlerde bulunun.
14-Panik krizini hissettiğiniz an dikkatinizi başka yere vermeye çalışın.
15-Nefes egzersizleri yapın (Derin nefes alıp içinizde tutun ona kadar sayın ve ağzınızdan üfler gibi yavaş yavaş verin)
16-Her gün gevşeme (relaksasyon) egzersizleri yapın. Bütün vücut kaslarınızı kasıp sonra gevşetin.
17-Sex yaşamınızı canlandırın, fanteziler üretin.
 
karakayaturgay@gmail.com




 
Yorumunuzu gönderin
Üzgünüz, giriş yaptıysanız yorum gönderebilirsiniz. Eğer bir giriş hesabınız yoksa, neden ücretsiz kayıt olmuyorsunuz?
 
Dr. Turgay Karakaya

 Hakkımda
 Muayenehanem
 Randevu
 Yaptığım Ameliyatlar
 

Menu
Anasayfa
Konular
Makaleler
Forumlar
Günün Resmi
Linkler
Kayıt
Ziyaretçi Defteri
İstatistik
İletişim

Size özel

 Doğum videoları
 Ultrason videoları
 Hafta hafta gebelik
 Gebelik takvimi

Site içi Arama


Günün Resmi
Büyütmek için tıklayın
Gönderen Dr.Jinekolog
Doğum Videoları

Forum Başlıkları
: 8
 doğum kontrol nasıl olmalı?
2009-07-14 16:42:52

 HAMİLEYKEN ADET GÖRÜLMESİ ?
2009-07-14 16:40:12

 meme başı çöküklüğü
2009-07-14 16:38:35

 BARTOLİN KİSTİ
2009-07-14 16:36:01

 kurtaj
2009-07-14 16:33:49

 adet gecikmesi
2009-07-14 16:32:35

 Menopoz nedir?
2007-12-12 12:28:03

 Kendi kendine meme muayenesi
2007-12-04 05:56:40

» » Forumlar « «
Takvim
Temmuz 2014
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
Saat
Web'de Ara
web arama

 

 

Giriş
Rumuz:

Şifre:

Beni hatırla

Siteye kayıt olun
Şifremi Unuttum
Siteyi gezenler

0 üye ,3 misafir siteyi geziyor.
Sitelerimiz

   http://jinekolojidr.com   (YENİ SİTE)
  jinekologdr.com
  drjinekolog.com
  jinekologdoktor.org
  jinekologdoktoru.com
  uzmanjinekolog.com
  kadindogumuzmani.net

Yasal Uyarı!

Design by

Web Bilişim


(c)2007 Copyright, Jinekologdr.com
  Sayfa 0.490 saniyede hazırlandı - 31 queries