Kızlık zarı & Kürtaj

 KIZLIK ZARI 
 
Kızlık zarı muayenesi nasıl yapılır
 Kızlık zarı türleri
 Kızlık zarı nasıl dikilir
 KÜRTAJ
 Kürtaj hakkında yasal bilgiler

Gebelik
Acaba Hamilemiyim
Hangi Doğum Yöntemi Seçilmeli?
D
ikişli doğum nedir
Epidural Anestezi
Sezeryan
Sezeryanın Gerekli Olduğu Haller
Bebek gelişim cetveli
Normal doğum
Gebelik ve aşılar
Gebelikte kabızlık ve basur
Gebelik ve Grip
gebelik ve diş problemleri
Hamilelik ve röntgen
DOWN SENDROMU tarama  
testleri
Suda doğum
Gebelikte ilişkinin sakıncalı olduğu durumlar
Gebelik ve karın çatlakları
Gebelik ve cinsel yaşam
Gebelik ve kanama
Genel bilgi "gebelik hakkında"

Erken doğum
Dış gebelik
Rahim içi bebek ölümleri
Düşükler
Gebelik sorunları
Ultrasonografi takipleri
Gebelik ve beslenme
Kordon kanı nedir ne işe
yarar
Tüp bebek nedir kimlere
uygulanır
Gebelik takvimi
Amniosentez, kordosentez, korion villus biopsisi
Hafta hafta gebelik
Geç doğum (miad aşımı)
Gebelik ve seyahat
Rutin testler
Gebelik ve epilasyon
Gebelik ve diabet
Gelişme geriliği
Gebelik ve saç boyama

Gebelik zehirlenmeleri
Placenta previa
Gebelik kararı aldığımızda neler yapmalıyız
Ultrason ile cinsiyet ne zaman anlaşılır
Suni Sancı
Çin takvimi
Doğum öncesi izin
Lohusalık ve bebek bakımı

hafta hafta lohusalık

Kısırlık "infertilite"

 Kısırlık nedir
 Kadınlarda kısırlık
 Erkeklerde kısırlık
 IVF "Tüp bebek"
 Tedavi yöntemleri 
 
Ovaryan hiper stimulasyon sendromu
 Pelvik inflamatuar hastalık(PID)
 yumurtlama günü
 Yapay Rahim
 Tüp bebek işlemlerinde devlet katkısı

Adet

 Adet düzeni
 Düzensiz adet
 Sancılı adet

 Adet gecikmeleri
 Premenstrüel sendrom

Cinsel Hastalıklar

 Genital siğiller  ve tedavileri
 Vajinal akıntılar
 Vajinitler
 Vajinal hijyen
 Vajinal tamponlar
 
 Genital herpes 
 Genital HPV enfeksiyonları

Cinsel Sorunlar

 Kadında Orgazm
 Orgazm Olamama 
 
Cinsel İsteksizlik
 Orgazm ve G noktası dolgu işlemi
 Vagina daraltılması
 Cinsellik hakkında sık sorulan sorular
 
Cinsel çekicilik
 Genital estetik
 erojen bölgeler
 Erkek cinsel organları

 Kadın Cinsel Organları
Cinsel ilişki pozisyonları
 Mastürbasyon
 lezbiyenlik
 Anal seks
 Penis büyütme ameliyatları
 Mutluluk çubuğu(penil protez)

Doğum kontrol
 Acil korunma
 Haplar ve etkileri
 Rahim içi araç spiral
 Depo ilaçlar (depo provera ,mesigyna)
 
Erkek için prezervatif
 Vazektomi

Kızlık zarı "hymen"
 Kızlık zarı nedir
 Kızlık zarı dikim yöntemleri
 Vagina estetiği

Rahim

 Rahim ağzı yaraları ve tedavi yontemleri 
simir(smear) testi
 Rahim anomalileri
 Rahim kanseri aşısı nedir kimlere uygulanır 
 
Dikkat dikkat( rahim ağzı kanseri aşıları hakkında)
 Miyomlar

Yumurtalık "over"
 Genel bilgi
 Over kistleri
 Over tümörleri
 Çikolata kistleri
 Polikistik over
 
Over torsiyonu
 Over kistleri hakkında ayrıntılı bilgi

Diğer Konu başlıkları

 

 Ağrılı cinsel ilişki
 Endometriosis
 Hormon bozuklukları aşırı kıllanma
 Vaginismus ve tedavisi
 Menopoz ve tedavisi
menopoz ve cinsel isteksizlik
MENOPOZ TESTİ
 Osteoporoz ve tedavisi
 Meme hastalıkları
MAMOGRAFİ
 Kendi kendine meme muayenesi

 
Selülit tedavisi
 
Mezoterapi bölgesel zayıflama

 
Hasta hakları
 
Hipokrat yemini 
 Sağlıklı beslenme
için taş devri diet listesi
Vaginismus ve botoks tedavisi
Derimiz neden yaşlanır
 Depresyon nedir
 
Panik atak
 
HEPATİT B den korunma yolları
Bölgesel zayıflama
Dudak dolgunlaştırma yöntemleri
meme kanseri hakkında uyarılar
 Kegel egzersizi
 jinekolojik muayene
 Meme kanseri

Sağlıklı beslenme için taş devri diet listesi
Sağlıklı beslenme için taş devri diet listesi
Yayımlayan Dr.Jinekolog

İçindekiler

»  Sağlıklı beslenme ...

Güncel Taş devri diyeti (Sağlıklı yaşamanın temel ilkeleri) 
 

Felsefe: Taş devri 5-10 bin yıl önce bitmiştir. O zamandan bu zamana kadar genlerimizde çok az değişiklik olmasına rağmen çevresel şartlar ve özellikle de yiyeceklerimiz çok büyük oranda değişmiştir. Özellikle son 50-100 yıl içinde doğal olmayan, işlenmiş ve katkı konulmuş gıdalar, margarin kimyasal yolla katılaştırılmış, ayçiçeği, mısır gibi sıcak preslenmiş sıvı yağlar aşırı şekilde kullanılmaya başlanmış; buna karşılık taze sebze, meyve ve tencere yemeklerinin tüketiminde de belirgin bir azalma olmuştur.   
 

Gen yapımız ve buna bağlı vücudumuzda gerçekleşen kimyasal reaksiyonlar doğal olmayan yiyeceklerin tümü ile başa çıkacak yeteneğe sahip değillerdir. Genler ve yiyecekler arasındaki bu uyumsuzluk hali şişmanlık, diyabet, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, felç, ülser, astım, romatizma, müzmin yorgunluk, kanser ve osteoporoz (kemik erimesi) gibi son yıllarda müthiş artış gösteren çok sayıda müzmin hastalığa neden olmaktadır. Bu hastalıklardan korunmak istiyorsak mümkün olduğunca 5-10 bin yıl öncesine benzeyen bir diyet uygulamalıyız.  
 

Genel ilke: Üç beyaz (tuz, şeker ve un) yasaktır ya da çok azaltılmalıdır. Her yiyecek doğadaki şekline en yakın olarak tüketilmelidir. Yasaklar haricinde yeme sınırı yoktur. Doyuncaya kadar yiyebilirsiniz. Çiğ yiyecekler toplam diyetin en az %60’ını oluşturmalıdır. 
 

Etler (yağsız olmayacak, fazla pişirilmeyecek) 
 

Kırmızı et (tercihen yemlenen değil, otlayan hayvan eti), sucuk, kavurma, pastırma vb serbest. Katkı maddelerinden dolayı salam-sosis tercih edilmemeli. 
 

Sakatat: Karaciğer, böbrek, yürek, kokoreç, işkembe, uykuluk kırmızı etten (kas) daha yararlı. Fakat hastalıklı olmamasına dikkat.  
 

Beyaz et: Tercihen köy tavuğu ve diğer kümes hayvanları (köy tavuğu geç pişer) 
 

Balık (ağır metal zehirlenmesi riskini azaltmak için küçük balıklar tercih edilmeli, balık çiftliği balıkları tercih edilmemeli) 
 

Yumurta: En Kaliteli protein kaynağıdır. Köy yumurtası tercih edilmeli. Günde 1-4 adet yenilebilir. Tercih sırasına göre 1. çiğ (mikroplu olmadığından eminseniz!), 2. rafadan, 3. Lop, 4. kızartma (mümkünse yenmemeli, yenilecekse, zeytinyağında ya da fındık yağında ya da tereyağında yapılmalı ve önce akı pişirilmeli, sarısı ayrıca çiğ olarak eklenmeli) 
 

Sebzeler ve yeşil yapraklılar: her çeşidi yenilebilir. Daha çok çiğ tüketilmeli. Koyu yeşil yapraklılar K vitamini, kalsiyum ve magnezyumdan zengindir (kemik erimesinin önlenmesi!) ve ayrıca omega-3 yağ asidi içerir. Doğal yetiştikleri için yabani otlar (ebegümeci, kuzukulağı, ısırgan otu, semizotu, labada vb) mükemmel. Semiz otu sebzeler içinde en önemli omega-3 kaynağıdır.  
 

Patates yüksek şeker içerdiğinden yenilmemeli. 
 

Sarımsak: Hücreleri paslanmaktan koruyan (antioksidan) en önemli yiyeceklerden biri. Her gün en az iki diş yenilmeli. Cacık şeklinde de alınabilir. Sarımsağı ezin (yutmayın) ve en geç 1 saat içinde tüketin.  
 

Soğan: En az sarımsak kadar değerli.  
 

Zeytin: Mümkün olduğunca tuzu çıkartılmalı. Sele zeytininin tuzu daha rahat çıkıyor. Daha çok yeşil zeytin tercih edilmeli. 
 

Meyveler: Kayısı, üzüm, muz, gibi şeker içeriği yüksek meyveler sınırlı yenmeli. Az şekerli meyveler daha çok yenilebilir (tazesi tercih edilmeli). Üzüm çekirdeği ve kabuğu, çilek, yaban mersini, kızılcık gibi meyveler çok yüksek antioksidan etkilere sahip. 
 

Süt ve süt ürünleri

Köy ya da mandıra sütü tercih edilmeli. İmkan yoksa pastörize günlük şişe sütü kullanılabilir.  Homojenize ve UHT teknolojisi kullanılan kutu sütler tüketilmemeli. Kaymak bağlamayan, ekşimeyen ya da kesmeyen süt ya da yoğurt doğal değildir.  
 

Sütten çok mayalanmış süt ürünleri (tam yağlı yoğurt, tam yağlı peynir) tercih edilmeli. Kefirle mayalanmış süt çok yararlı.  İçerdiği çok sayıda probiyotik (faydalı mikrop) ile sindirim bozukluklarını önlüyor ve yaşlanmayı yavaşlatıyor.  
 

Baklagiller (Nohut, fasulye, mercimek, bezelye, börülce vb) haftada 2-3 kereden fazla yenmemeli (12 saatte bir suyu değiştirilmek üzere 48 saat suda bekletilmeli, ve ağır ateşte  (mümkünse güveçte) pişirilmeli.

Soya: Söylendiği gibi sağlıklı bir yiyecek değildir. Protein sindirimini ve bağırsaktan kalsiyum, demir ve çinko emilimini azaltır. Tiroid hormonu sentezini bozar. Erken ergenlik belirtileri, kısırlık ve adet düzensizliklerine yol açabilir. Alerjilere neden olabilir. Çok az yenmeli hatta hiç yenmemelidir. Az miktarda fermente soya ürünleri yenilebilir.   
 

Kabuklu kuruyemişler (ceviz, fındık, fıstık, ayçiçeği, kabak çekirdeği, badem vb). Günde 1-2 avuç (25-50 gram kadar) oldukça yararlı. Çiğ ve az tuzlu olanı tercih edilmeli.  
 

Yağlar: Yağ kısıtlaması vücut için zararlıdır. Sanılanın aksine yağı az, dolayısıyla şekeri fazla yiyecekler insanları daha çok acıktırır ve daha çok şişmanlatır!  
 

Margarin: Kesinlikle yasak! 
 

Tohumlu sıvı yağlar (ay çiçek yağı, pamuk yağı, mısırözü yağı, soya vb.): Kullanılmamalı ya da çok az kullanılmalı. Omega-6/omega-3 dengesini, omega-6 lehine bozuyor. Sıcak presten çıkan bu yağların birçok organımızı ve damarlarımızı yıpratıcı özellikleri var.  
 

Zeytinyağı: Mükemmel! Halis sızma olanlar tercih edilmeli. Riviera ikinci seçenektir.  
 

Fındık yağı: Riviera gibi. Piyasadakilerin çoğu karışık! Halis olanları pahalı ve sızma zeytinyağından daha iyi değil.   
 

Tereyağı: Mükemmel! Mümkünse özgür otl-ayan hayvanların yağı(köy tereyağı). Piyasa-da sahtesi (margarin üzerine giydirilmiş) çok. Sahtesi dışarıda bırakıldığında geç erir, bıçakta fazla leke bırakır. 
 

Urfa yağı: Tereyağı gibi 
 

Kuyruk ve iç yağı: Tereyağı gibi yararlı 
 

Balıkyağı: Hayat iksiri! Büyük ölçüde omega-3 yağ asidi içeriyor. Bebeğinden, hamilesinden, gencine ve yaşlısına kadar herkes kullanmalı. Günde en az 1-2 kapsül (0.5-1 gr).  
 

Balıkyağı şişmanlatmaz. Yaz-kış kullanılabilir. Morina karaciğeri yağı D vitamini içerdiğinden yazın kullanılmamalı. Aksi halde D vitamini yüklenmemesi yapabilir.  
 

Keten tohumu: Balık yağından sonra ikinci önemli omega-3 kaynağı. Aynı zamanda soya gibi zayıf östrojenik özelliğe sahip. Önce hafifçe kavurun ve kahve değirmeninde öğüttükten sonra günde 2-3 tatlı kaşığı yemeklere, yoğurda veya salatalara serpin. Keten tohumunun Omega-3 gücü balık yağının onda biri kadardır. 
 

Kızartmalar: Vücut hücrelerini paslandırdığı için zararlı. İllaki yenilecekse tereyağı, zeytinyağı, veya fındık yağı ile yapılmalı. Kızartmaların zararlı etkilerini azaltmak istiyorsanız yanında sarımsaklı yoğurt ve yeşillik yiyin.  
 

Tahıllar ve unlu gıdalar: Hızlı emilen şeker miktarları yüksek olduğu için insülin direncini arttırırlar. Bu nedenle ekmek, bulgur, mısır, çavdar, makarna, pirinç vb. gibi tahıllar ve bunlar ile yapılan yemekler ve  hamur işleri yenmemeli ya da iyice azaltılmalıdır. Diyete adapte olmada güçlük çekenler kısa bir süre için tam buğday ekmeği (köy ekmeği), kepek ekmeği, çavdar ekmeği, yulaf ekmeği ve bulgur yiyebilirler.  
 

Çaylar: Hepsi çok yararlı. Şekersiz içilecek! Telli ve doğal olmayan zamklı poşet çaylar kanser yapabilir.

Kahve-neskafe: Tamamen yasak olmamak-la birlikte sınırlı içilmeli. Türk kahvesi tercih edilmeli (şekersiz ya da az şekerli)..

 

Turşular: Oldukça yararlı. Tuzunu azaltın (turşu kurarken tuz yerine limon tuzu, as-korbik asit ya da sirke kullanın). Sirke (özellikle halis üzüm sirkesi), nar ekşisi, şalgam suyu ve meyankökü suyu faydalı mikroplar (probiyotikler) açısından çok yararlı.  
 

Tuz: Yiyeceklerin içinde doğal olarak bulunan tuz vücudumuzun ihtiyacını karşılar. Tencere yemekleri içine az miktarda tuz katılabilir. Yemeklerin ve salataların üzerine tuz serpmeyin. Az tuz sizi halsiz bırakıyorsa tuzu biraz artırın.  
 

Baharatlar: İçerdikleri vitamin, mineraller ve antioksidanlar (vücudun pasını sökücü) açısından oldukça yararlıdır.  
 

Şekerler

Rafine şekerler (çay şekeri, früktoz vb) ve bunlarla yapılan yiyecekler (pasta, bisküviler, gofretler, baklava, revani, kadayıf vb) yasaktır.

 

Çikolata: Haftada bir kere orta boy, sütsüz (bitter) ve kaliteli çikolata yenilebilir (şart değil!). Çikolata kadınlarda adet öncesi dönemde görülen depresyonu azaltır (en iyi magnezyum kaynağı).  
 

Bal: Halis ise şifa verir. Günde bir iki çay kaşığı yenilebilir. Alelade ballar, her çeşit ve reçel aşırı şeker içerdiğinden yenilmemelidir. Piyasadaki balların en az %95’i doğal değildir. Fazla olmamak koşulu ile meyvelerin kendi şekeri ile yapılan pekmezleri yenilebilir.  
 

Tatlandırıcılar ve bunlarla yapılmış diyet ürünleri yenilmemelidir. Özellikle aspartam (Canderel ®, Sanpa®, Aspartil®, Diyet-Tat®, Nutra-tat®, diyet kolaşekersiz sakız, birçok diyet yiyecek içinde bulunur) depresyon da dahil olmak üzere birçok yan etkilere yol açabilir.  
 

İçki: Günde 1-2 kadeh şarap (özellikle kırmızı kırmızı), rakı ya da eşdeğer içki içilebilir. Mecburiyet yoktur! 
 

Meşrubat: Her türlüsü yasak. Evde yapılan taze meyve suyu (posası ile birlikte) içilebilir. Meşrubat olarak ayran, kefir, boza, şalgam suyu veya meyan kökü suyu için.  
 

Su: Günde 6-8 bardak su için. İdrarınız koyu ise yeteri kadar su içmiyorsunuz demektir. İçtiğiniz su  aşırı soğuk olmasın. Kaynak suyunu için. Şebeke suyunu mümkünse içmeyin (klorlu !). Klor, mikropları öldürmek için suya konulur.  Fakat kanser de yapabilir. Şebeke suyunu musluktan aldıktan sonra en az bir saat dinlendirirseniz kloru uçar. Filtre edilmiş şebeke suyu içilebilir, fakat kaynak suyunun yerini tutmaz.  
 

Yemekle birlikte su içmeyin, çünkü bu su sindirim sıvılarını seyrelterek etkilerini azaltır. Yemekten yarım saat önce veya sonra su içebilirsiniz. Uykudan önce bir ya da iki bardak su içilmelidir. 
 

Pişirme: Yemekler kendi suyunda ağır ağır pişirilmeli (buğulama ve güveçte pişirme tercih edilmeli).  Hızlı pişirme yöntemleri (kızartma, ızgara, mikrodalga gibi) sakıncalıdır. Toprak kap, çelik kap ya da kalaylı bakır kapları tercih edin. Teflon ve alüminyum kap kullanmayın.Sıcak yemekleri alüminuyum folyo ve streç içinde saklamayın.  
 

Dondurulmuş yiyecekleri fazla tüketmeyin. Pişirme sularını atmayın (baklagiller hariç). Konserve yiyecekleri ise mümkünse hiç yemeyin. 
 

Yemek yeme sıklığı: Diyet başlangıcında, kan şekeri düşebileceği için daha sık yemeli. 1-2 hafta içinde insülininiz terbiye olur ve günde 3 öğün yemek (çocuklar için 4-5 öğün) yeterli olur. Lokmaları iyice çiğneyin! Sabah kahvaltılarını kuvvetli yapın; akşam yemeği hafif olsun. Yemek miktarlarını yaklaşık şöyle bölümleyin. Sabah :(3), öğle:(2), akşam: (1) ya da Sabah (2), kuşluk (1). Öğle(1), ikindi (1), akşam:(1). 19.00-20.00’den sonra mümkünse yemek yemeyin, Tok karnına uyumayın.  
 

Herhangi bir yiyeceği yedikten 0.5-2 saat sonra o yiyecek midenizi bulanıyor, karnınızı ağrıtıyor, rahatsızlık hissi uyandırıyorsa, yorgunluk hissetmenize yol açıyorsa ya da karnınızı çok çabuk acıktırıyorsa (şeker düşüklüğü !) o yiyeceği azaltın ya da hiç yemeyin (Vücudunuzun sesini dinleyin !)

 

Diş temizliği: Her yemekten sonra, mümkün değilse yatmadan önce dişinizi 2-3 dakika fırçalayınız ve macunu yutmayınız. Çocuklarda yutmayacaklarından emin oluncaya kadar florlu diş macunu kullanmayınız. Sodyum florür toksik olduğu için çocuklara flor tableti takviye etmeyin. Yiyecek ve içeceklerdeki flor (kalsiyum florür) doğal olup, toksik değildir. Florun diş çürüklerini azaltmadığını gösteren çok sayıda araştırma vardır.  
 

Hareket: Günde en az yarım saat hızlı yürüyüş yapılmalı ya da yavaş koşulmalı ve merdivenler çift çift çıkılmalı. Günde en az 3-5 dakika kültür fizik hareketleri yapılmalı. Yorgun düşüren hareketlerden kaçınılmalı. Egzersiz ağırlığı tedricen artırılmalı. Hedefinizi iyi seçin. Her gün yapabileceğiniz egzersizleri yapın. Derin temiz hava soluyarak hücrelerinizdeki oksijeni artırın.  
 

Güneşlenme: Güneşli havalarda en az yarım saat (gözlüksüz olarak) güneşe maruz kalınmalı (kışın tercihen 11.00-13.00 arası). Güneş ışınları daha rahat uyumanızı sağlar, depresyonu azaltır ve D vitamini sentezini artırır. D vitamini kemik hastalıklarına, romatizmal hastalıklara, kansere (deri kanseri dahil!) ve çeşitli müzmin hastalıklara karşı koruyucudur. Yazın mayo ile güneşlenirken başlangıçta güneşte fazla kalmayın (özellikle 11.00-13.00 arası). Dengeli şekilde yanın, haşlanmayın!!. Tatile çıkmadan önce depo şeklinde alınan D vitamini ampulü derideki yanmayı azaltır. 
 

Uyku: Mümkünse 22.00’den önce yatın. 5 saatten az 9 saatten fazla uyumayın. İyi bir uyku için midenizin boş olması gerektiğini unutmayın.  
 

Hazırlayan: Prof. Dr. Ahmet Aydın

Beslenme ile ilgili yazılı metinler ve bu listenin açıklaması için (www.beslenmebulteni.com)

Şahsi sorular için (besahmet @yahoo.com)



 
Yorumunuzu gönderin
Üzgünüz, giriş yaptıysanız yorum gönderebilirsiniz. Eğer bir giriş hesabınız yoksa, neden ücretsiz kayıt olmuyorsunuz?
 
Dr. Turgay Karakaya

 Hakkımda
 Muayenehanem
 Randevu
 Yaptığım Ameliyatlar
 

Menu
Anasayfa
Konular
Makaleler
Forumlar
Günün Resmi
Linkler
Kayıt
Ziyaretçi Defteri
İstatistik
İletişim

Size özel

 Doğum videoları
 Ultrason videoları
 Hafta hafta gebelik
 Gebelik takvimi

Site içi Arama


Günün Resmi
Büyütmek için tıklayın
Gönderen Dr.Jinekolog
Doğum Videoları

Forum Başlıkları
: 8
 doğum kontrol nasıl olmalı?
2009-07-14 16:42:52

 HAMİLEYKEN ADET GÖRÜLMESİ ?
2009-07-14 16:40:12

 meme başı çöküklüğü
2009-07-14 16:38:35

 BARTOLİN KİSTİ
2009-07-14 16:36:01

 kurtaj
2009-07-14 16:33:49

 adet gecikmesi
2009-07-14 16:32:35

 Menopoz nedir?
2007-12-12 12:28:03

 Kendi kendine meme muayenesi
2007-12-04 05:56:40

» » Forumlar « «
Takvim
Temmuz 2014
P
S
Ç
P
C
Ct
P
1
2
3
4
5
6
7
8
9
10
11
12
13
14
15
16
17
18
19
20
21
22
23
24
25
26
27
28
29
30
31
Saat
Web'de Ara
web arama

 

 

Giriş
Rumuz:

Şifre:

Beni hatırla

Siteye kayıt olun
Şifremi Unuttum
Siteyi gezenler

0 üye ,17 misafir siteyi geziyor.
Sitelerimiz

   http://jinekolojidr.com   (YENİ SİTE)
  jinekologdr.com
  drjinekolog.com
  jinekologdoktor.org
  jinekologdoktoru.com
  uzmanjinekolog.com
  kadindogumuzmani.net

Yasal Uyarı!

Design by

Web Bilişim


(c)2007 Copyright, Jinekologdr.com
  Sayfa 0.278 saniyede hazırlandı - 31 queries